10 Mart 2026 Salı

AA AB BA BB

 


 

Anneannem; simsiyah. Upuzun. Tatlı bi tebessümlü bembeyaz yüzü var. Kısık içe kaçmış gözleri ile bana bakıyor. Sessiz. Yumuşak. İçten. Uzun kemik bir burun. Sivri çene. Siyah kıyafetin altındaki ayakları ondanda koyu kahverengi nemli toprağa basmış. Kafkasların nemli toprakları. Yukarı doğru en koyu lacivertten en koyu yeşile doğru uzayıp giden, uçuk mavi ince gökyüzüne buluşan, Kafkasların rutubetli nemli ürkünç ormanları. Sağ yanında beyaz kurt köpeği gözleri mavi, sol yanında gözleri kahverengi alacalı boz sarı turuncu kurt köpeği. Ananeme koşarak sarılmak istiyorum. Ancak çok yavaşça yanına gidiyorum ve usulca bacağına sarılıyorum. Elleri başımı okşuyor.

 

Annebabam; muzip. Güler yüzlü. Yuvarlak gözler, yuvarlak surat, yuvarlak dazlak kafa. Bi var bi yok. Masal gibi. Osmanlı derebeylik sokakları. Parke taşlar, sarı taş örülü duvarlar, tahta kapılar, demir kapı tokmakları. Kemerli sokaklar tahta cumbalı evler. Soğanlı yahnili yemek kokusu. Şu köşe başından annebabam bana sesleniyor. Hoop ben gidene kadar diğer tarafa zıplamış. Bi arkamda bi önde orda şurada burada.. Gülüyorum.

 

Babaannem; hiç tanımıyorum ki. Görünce çok şaşırdım. Tahminimden daha da yapılı. Sağlam. İri kemikli. Yuvarlak yüzüne kocaman gözler çok yakışmış. İri elmacık kemikleri var. Başına bezleri kumaşları sarmışta sarmış. Gözler yeşil. Saçları bilemedim, açık kumral acaba kızıla mı kaçık. Kat kat etekler gömlekler giymiş. Bir de yelek. Hafif kumaşlar hepsi de uçuk toprak rengi, bozkır sarısı gibi. Asya esintisi. Sessiz bir tebessümü var. Benim başımın üstünden uzaklara ufuklara bakıyor.

 

Babababam; hiç görmedim. Tanışmıyoruz. Bu kadar yakışıklı olduğunu bilmiyordum. İnce uzun yapılı. Üzerinde Atatürk devrim takım elbisesi var. Gri füme ceket pantolon fötr şapka. Yeşil göz. Anadolu Asya Horasan.


 

İris

Mart. 2026. Bodrum




7 Mart 2026 Cumartesi

Tohumun Neşesi

 



Tohumun neşesi. Tohumla buluşan bir damla yağmurun keyfi. Yüzyıllar sonra bir anda çözülen mühür. Bize gelen nimet. Önümüze açılan macera yepyeni bir yol. Peki ya Başarıyı nasıl tanımlamak istersiniz.

 

Çocukluk hikayemi anlatmak istiyorum.

İlkokula başladığım ilk gün. Yaşım herkesten ufak. Kendimde. Okul nerededir nedir, okumak ne demek içimde bilinmezliğin, saflığın neşesi. Tahta sıralara oturtuluyoruz. En önde oturmak benim için çok uygun. Okumayı bilenler el kaldırsın. Okumak neyse. Hepimizin önünde bir kitap Ali / top / tut / at / okul / gel / koş. Hepsi aferin. El kaldırayım, benim hazinemde daha güzel kelimeler var, hepsininkinden daha güzel. Olağan üstü kelimelerimi sıraladım. Yaşasın çok güzel oldu. Bana da aferin? Seninki olmadı! Aaa cevap beynimde patladı. Şok. Hahaaaa Pılımıpırtımı toplar giderim ben. En arka sıraya. Sıcacık paltoların arasında kaybolurum. Bana ne yaptınız. Ağzıma sözlerime kelimelerime mühür koyarsanız ben de ellerimi gözlerimi renklerimi hayallerimi kullanırım. Pılımpırtımı açarım şahane renkli kalemlerim mavilerim morlarım yeşillerim sarılarım pembelerim kahverengi yaptıkça değişen farklılaşan fırıl fırıl dönen başka başka renkler, büyüyen şekilden şekle giren çizgiler desenler resimler sürprizler dolu dolu kağıtlar, hepsi benimle. Hayalden hayale koşan oyun oynayan güzellikler. Sonsuza dek bitmeyecek maceralar her an yeni bir yol yeni bir heyecan. Ben de çizer boyar rengarenklerle doldururum hayatımı. İrisin neşesi.

Günler aylar geçiyormuş. Okula gidip geliyorum. Herkes okuma öğreniyormuş. Kırmızı kurdele takalım oluyormuş, falan filan hiç ilgim alakam yok. Ayrıca sömestr tatili olacakmış. Öncesinde de karne alınıyormuş. Ne demekse..? benim karnem baştan sona zayıf. Resim pekiyi. Öğretmenin anneme beni hakkımda ki düşünceleri ise; kızınız da maalesef zekâ geriliği var ancak üzülmeyin çok güzel resim yapıyor.

Bu sefer annem şok. Psikologlar testler IQ puanlamaları.. Benim için çok keyifli süreçler. Çünkü duvardan duvara yumuşacık halısı olan kocaman salonlara bırakılıyorum. Görmediğim bilmediğim oyuncaklar yine rengarenk kalemler yazısı olmayan resimli kitaplar benimle tatlı tatlı ilgilenen ablalar öğretmenler sorular cevaplar. Ne aferin var ne de senin ki olmadı. İrisin neşesi yerinde. Sonuç da güzel. Annemin de içi rahatlamış memnun.  Onunda neşesi iyi.

Sonra neler oluyor. Yeni bir ilkokul. Yeni çocuklar, arkadaşlar. Yeni sınıf yeni öğretmen. Ama asıl öğretmen annem evde. Arayı kapatmam lazım biraz büyümem lazım. Uyum sağlamam lazım. Yavaş yavaş başarı kodlarım oluşuyor. Dersleri iyi yeni arkadaşlarla iyi doğum günleri var biraz politik havalar esiyor evde nede olsa Ankara ‘da yaşıyoruz. Hayat böyle bir şeymiş akıp gidiyor. Bunları hepsi aslında bana uzak ama uyumlu mış gibi yapıyorum. Başarılıyım. Uyum konusunda da başarılıyım derslerimde de başarılıyım. Ne zaman benle buluşuyorum, Yollarda yürürken doğada kaybolurken ve resim yaparken. Bir belki iki kız arkadaşım var onlarla oyun oynuyorum ufak sırlar paylaşıyorum yani kafa dengi..

Üniversite. Eğitimde ki başarım her geçen gün artmış. Diş hekimliği fakültesi üstelik Hacettepe. Üçüncü sınıftı sanırım bir sınava doğru gidiyoruz. Yanımda oyun oynar gibi ders çalıştığım başarılara başarı kattığım kız arkadaşım. Şimdiye kadar kilerin içinde en kafa dengim. Parktan geçiyoruz. Şemsiye modeli bodur dut ağacı. Altına girersen kimse seni görmez kimse seni fark edemez. Bahar yeni gelmiş. Dutlar alabildiğince güzel ve mor mor krimzon alizarin sulu sulu. Altındayız. Dutlar mükemmel. Zaman yok. Yaşam tatlı. Süre bilinmez. Vakti gelince çıkarsın okul yolundan fakülteye ulaşırsın. Yine kendinden  emin amfiye girer ilerlersin.. Hooop diye bir ses. Hocadan. Siz nereye? Sınav bitmek üzere! Geri dönüp çıktığımızda yine parka gidip oturduğumuzda bu sefer başardım diye hissettim. İşte ben. Ben olabilirim. Başarı tanımımı yeniden yapabilirim.

Bundan sonra ki iş aş evlilik sanat sosyete yaşam hayatımı anlatmıyorum. Benzer döngüler kalıplar mühür koymalar mühür kırmalar.

Ama Artık biliyorum.

Mühürlenmiş tohum gözünü açıp başını çıkarabilir neşesini bulmak için yağmur damlasını bekleyebilir. Her zaman yeni yollara yeni maceralara açılabilir. Nimetlerine teşekkür edebilir. Neşesini hep hissedebilir.

 

 

İris Pala

Mart. 2026 Bodrum