Kökeni yunanca olan bir kavram var, anamnesis; ruhun
doğuştan sahip olduğu bilgileri yeniden hatırlama veya anımsama anlamında
kullanılıyor.
Platon felsefesine göre ruh ölümsüz ve ruh tüm bilgiye
sahip. İnsanın doğması ile birlikte ruhun bedene inmesiyle bu bilgi tümüyle
örtülüyor. Yani unutuluyor ve hatırlanamaz oluyor.
Yeniden bu bilginin hafızaya gelmesi veya hatırlanması
mümkün.
Sokrates göre doğru soru sorma yöntemi ile yani bir nevi
sorgulama ile bu unutulan veya örtülü kalan bilgiler açığa çıkabiliyor. Veya
hayat yolunda önümüze gelen, içinden geçtiğimiz hayata dair yaşadıklarımız, bu
örtülü bilgilerin açılmasına sebep olabiliyor. Ayrıca geçmişten gelen
deneyimlerin hatırlanması ve anımsanması da bu örtünün kalkmasına olanak
veriyor. Tüm geçmişimiz ve geçmiş yaşamlarda yaşanan olgu ve olayların yeniden
hafızaya gelmesi yani yeniden hatırlanması da anamnesis olarak
nitelendiriliyor.
Yani ruh bu şekilde yeniden hatırlama yoluyla kendi özüne
dönüyor ve bilgiye kavuşuyor. Bu aynı zamanda kişinin insan olması, kendini
bulma ve gerçekleştirme sürecine yol alması anlamına geliyor.
Öncelikle duyularımızla aldıklarımız algıladıklarımızdır. Bu
algılama hatırlamayı anımsamayı bedenimize getiren ilk tetiklenmelerdir. Sorgulama,
düşüncelerin düşündürdüklerini düşünme, doğru bilgiyi açığa çıkarmanın bir
diğer yöntemidir. Soyut düşünebilme, kavramlara yakalama, sezgi, hayal gücü,
tasarımlar bunların hepsi doğru bütünsel bilgiye ulaşmanın, kendine yaklaşmanın
yöntemleridir. Ruhun kendini tanıması ve öz farkındalığa yaklaşmanın sihirli
yollarıdır. Niyetine bunu yerleştirmek, iradeni gücünü bu yola koymak ve ayrıca
tüm bunları aşk şevk tutku ile yapmak benim benle buluşmamın tek yoludur.
Duyusal duygusal deneyimler, sorgulama düşünme sürekli
pratik aşkla yolda yürümek kendinle buluşmanın, kendini bulmanın, hakikate yaklaşmanın
olmazsa olmazıdır.
İnsan olmanın en yüce amacı kendinle buluşma yolunda aydınlanma
ve özgürleşmesidir.
İris Pala
Aralık 2024. Bodrum